E-ticaret Konusunda En Çok Yapılan Yedi Hata

//E-ticaret Konusunda En Çok Yapılan Yedi Hata

E-ticaret Konusunda En Çok Yapılan Yedi Hata

“Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendisi yapacak kadar uzun yaşamıyor.”
-Eleanor Roosevelt

E-ticaret işinde, özellikle de yeni başlarken çok sık yapılan bazı hatalar var. Bunları yapanlardan ders alıp, tekrar etmemek için neler olduklarını bilmekte fayda var.

1. Ben siteyi açayım, müşteriler nasıl olsa gelir.

Gelmeyeceklerinden emin olabilirsiniz. Internet Live Stats sitesine göre şu an yayında olan tam 1.272.907.522 site var ve sizinki de aslında sadece 1.272.907.523’cü site.

Dünyanın en güzel sitesini kurup, dünyanın en güzel ürünleri ile de doldursanız siz insanları sitenize bizzat çağırmadığınız durumda birinin kendiliğinden sizi bulma ihtimali üzgünüz ama oldukça düşük.

Neyse ki insanları sitenize getirebilmek için çok sayıda farklı yöntem var, bunları doğru uygulamanız yeterli.

2. Hakkımızda sayfası mı? Sonra bir ara yazarız.

Hakkımızda sayfasının genelde küçük e-ticaret sitelerinin en çok ziyaret edilen sayfalarının ilk üçünden biri olduğunu bilseniz hala “O kadar da çok da önemli değilmiş” diyebilir miydiniz?

Evet, müşterileriniz de sizin kim olduğunuzu, en az sizin onları ettiğiniz kadar merak ediyorlar.

Hikayenizi doğru şekilde anlatırsanız, kim olduğunuzu, ürünlerinizi nasıl bulduğunuzu/ürettiğinizi, neden o ürünleri tercih ettiğinizi, amaçlarınızı ne kadar doğru şekilde anlatırsanız, bu sayfaları okuyanları da sitenizden alışveriş yapmaya o kadar kolay ikna edeceksiniz.

3. Arama motoru optimizasyonu karışık iş, önce bir elimiz alışsın sonra ona da başlarız.

Özellikle internette iş yapmaya yeni başlayanların düştüğü önemli hatalardan biri de budur. Unutmayın arama motorundan gelecek olan trafik muhtemelen sürekli paranızı ve ciddi şekilde zamanınızı harcamanızı gerektirmeyecek tek müşteri kaynağınız olacak. Bunu sonraya bırakmak istediğinizden emin misiniz?

Tam olarak şu anda “Hangi 10 kelimeyi/cümleyi aratan kişiler benim siteme kesinlikle ulaşabilmeli?” sorusuna cevap veremiyorsanız belki de bir SEO uzmanıyla görüşmeniz daha iyi olabilir.

4. Facebook mu? Onun modası geçmedi mi?

2017 yılında sosyal medyanın tüm olanaklarını kullanmadan e-ticaret değil herhangi bir iş yapmak ne akıllıca, ne de mümkün.

Ama hangi sosyal medya kanalları?

Sosyal medya stratejinizi ve kullanacağınız kanalları belirlerken de kendi sevdiklerinizi değil de hedef kitlenizi yani potansiyel müşterilerinizi düşünmenizde fayda var.

Evet, Instagram çok daha popüler ama Facebook pek de gözardı etmek isteyeceğiniz bir platform değil. Özellikle reklam yayınlarına ayırabileceğiniz devasa bütçelerinizin yoksa Facebook ve Google reklamlar açısından en önemli iki mecranız olacak.

Bu arada hatırlatmakta fayda var, Instagram da Facebook’ a ait.

5. Ürün fotoğraflarım çok iyi değil ama çektirdikçe eklerim.

Çok jenerik ya da yaygın bir markanın iyi bilinen bir ürünü değilse internetten alacağımız çoğu ürünü daha önce elimize almamış veya hiç deneyememiş oluyoruz. Ürünle ilgili bize bilgi veren sadece ürün açıklamaları ve fotoğrafları oluyor.

Bir fotoğrafın bin kelime ettiğini düşünürsek, ürün fotoğraflarının satış konusunda elinizdeki en güçlü silah olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Ürünlere tek fotoğraf yerine farklı açılardan çekimler, kullanımıyla ilgili fotoğraflar, boyutlarını açıklamak için referans ürün ya da modellerle fotoğraflar kullanmak, hatta mümkünse ürün videoları çekmek satış oranlarını direkt etkileycektir.

6. Ürün açıklamalarını kimse okumaz, o kadar detaya gerek var mı?

Evet dijital dünyada görsellerle iletişim kurmak genelde çok daha kolay ama gerçek dünyada hiç görmediğiniz ve elinize almadığınız bir ürünü internetten satın alırken hakkında ulaşabileceğiniz kadar bilgiye ulaşmak istemez misiniz?

Müşterilerinize ürünle ilgili ihtiyaç duyabilecekleri ne kadar çok bilgiyi, ne kadar kolay okunan ve kafa karıştırmayan bir formatta sunarsak, satın alma kararını hızlı verebilmelerine o kadar yardımcı olmuş oluruz.

Aralarda satın almayı hemen yapmaları için biraz daha yardımcı olabilecek cümleler (Call To Action) atıştırmayı da unutmamak lazım.

7. İlgilenmem gereken çok fazla konu var ama sorun değil yetişirim.

İster ek iş olarak, ister tam zamanlı olarak e-ticaret işine başladığınız andan itibaren sürekli olarak ilgilenmeniz gereken düşündüğünüzden çok daha fazla konu olduğunu göreceksiniz.

Bir tarafta sitenin, sosyal medya kanallarının varsa blogun düzenli olarak güncellenmesi, içeriklerin planlanması, hazırlanması, yayınlanması…

Yeni müşteri kazanımı için reklamların planlanması, hazırlanması, yayınlanması, optimize edilmesi, bütçelerinin yönetimi…

E-posta pazarlama için plan yapılması, bültenlerin hazırlanması, gönderilerin yönetilmesi…

Vaktiniz varsa PR çalışmaları, basın bültenleri, bunların servis edilmesi…

SEO için sürekli anahtar kelime araştırması, rakiplerin takibi, link oluşturma çalışmaları…

İlk siparişleri kargolamak zevkliydi ama artmaya başladıkça tüketeceği iş gücü ve zaman…

Muhasebe işleri, faturalar, vergiler, dökümanlar…

Tedarik süreci, siparişler, envanter yönetimi…

Üretim ki üretim varsa zaten ana iş üretmek mi satmak mı ikilemi…

Bunlar sadece ilk anda akla gelenler. İşe giriştiğinizde daha nelerle karşılacağınızı anca yaşayarak görebileceksiniz. Hem de bunların her biri kendisine gerekli ilgi ve zamanı ayırmadığınızda tüm işinizi kötü etkileyebilecek konular.

Böyle yazınca göz korkutucu gibi gelebilir ama sevdiğiniz işi yapmak için doğru planlama ve iyi bir zaman yönetimine ihtiyacınız var ve üstesinden gelebilirsiniz

 

Sonuç

Bu sık yapılan hatalardan iyi planlama yaparak, gerekli yardımları alarak kaçınabilmek mümkün olsa da bu hiç hata yapmayacağımız anlamına gelmiyor, bazı dersleri de kendi hatalarımızdan alacağız.

Yine de fazla riske girmeden e-ticaret konusunda uzmanlardan yardım almak isterseniz bizi aramayı unutmayın.

 

By | 2017-11-12T17:52:28+00:00 October 22nd, 2017|Categories: Murat Kahraman|Tags: , , , |
Open

Close