Birleşik Krallık’ ta Müzeler ve Ören Yerleri : Hangisine Gitmeli, Nasıl Gezmeli

//Birleşik Krallık’ ta Müzeler ve Ören Yerleri : Hangisine Gitmeli, Nasıl Gezmeli

Birleşik Krallık’ ta Müzeler ve Ören Yerleri : Hangisine Gitmeli, Nasıl Gezmeli

Dünya çapında bilinen müze kültürünün aksine Birleşik Krallık, ülkesine gelen ziyaretçilerine çok farklı ve eşsiz deneyimler sunuyor. Birbirinden çeşitli konseptlere sahip olması sebebiyle aynı mekânda birden fazla etkinlik yapmayı mümkün kılar. Örneğin siz keyifle öğle yemeğinizi yerken, çocuklarınız onlara özel bölümde oynayabilir, yeni keşifler peşine düşebilir. Ya da Birleşik Krallığın eski ruhunu yakından tatmak isterseniz, geçmişten izler taşıyan surlar ve kaleler arasında tarihi bir yolculuğa çıkma fikri size çok cazip gelecektir.

National Trust

Keyifli vakit geçirilebilecek yerlerden biri olan National Trust, hem sanat, tarih hem de doğaseverlerin ortak noktası sayılabilir. 780 milden fazla kıyı şeridine sahip olmasının yanı sıra, 500 den fazla tarihi ev, kale, bahçe, park ve antik anıtlar da içermektedir. Bahçelerinde ya da sahil şeridi boyunca gerçekleştirilen bir yürüyüşün ardından, kurumun bakımını üstlendiği eşsiz tablolara göz atabilirsiniz. Bunun haricinde 125 adet koleksiyon parçasına sahip National Trust’ ta, değerli kişisel eşyalardan duvar halılarına kadar ilgi çekici pek çok nesne sergilenmektedir.

Özellikle yaz tatili geldiğinde çocuklarıyla etkinlik yapmak isteyen ebeveynler için burası eğlenceli bir tercih olacaktır. Macerayı seven ailelere özel doğa parkurları, nefesleri kesen yarışlar gibi tatili keyifli hale getirecek faaliyetler de mevcut. Bunun yerine tatilini daha sakin geçirmek isteyen misafirler ise bahçelerde piknik yapabilir, huzurun ve dinginliğin keyfini çıkarabilir.

En büyüğünden en mütevazısına, hepsi ayrı yapıya sahip evler de National Trust koruması altında. Birçoğunda ünlü insanların yaşamış olduğu bu yapılar restore edilip ziyarete açılmış. Suffolk’ taki Ickworth House, dış görüntüsünün yuvarlak biçimde olmasıyla dikkat çeken evlerden yalnızca biridir.

Birleşik Krallık’ ta fazlaca araziye ve zengin içeriğe sahip National Trust, ziyaretçilerin birden fazla etkinliğe katılım sağlayabilmesi için bir üyelik kartı sunar. Web sitesinde üyelik oluşturabilir ve buranın korumasında olan 500’ den fazla yere ücretsiz giriş sağlayabilir, verilen el kitabı sayesinde bu yerler hakkında bilgi edinebilir ve yılda üç kez verilen National Trust dergisine ulaşabilirsiniz. Ayrıca herhangi bir National Trust otoparkının çoğunda da ücret ödemezsiniz. Bireysel olarak üyelik almak isteyen ziyaretçilerin, 18-25 yaş arası olanlar yılda 36 Sterlin, 26 yaş üstündeki grup ise 72 Sterlin ödemelidir. Ailecek üyelik paketi de şu şartları kapsar; 18 yaşından büyük iki yetişkin ve 17 yaşından küçük çocuk varsa o aile yılda 126 Sterlin ödeyecek olup, aylık olarak takside de böldürebilir. 18 yaş altındaki çocuklar için yıllık üyelik ücreti 10 Sterlinken, 5 yaşından küçükler ise ücretsiz olarak giriş sağlayabilir.

The Brighton Toy and Model Museum

Birleşik Krallık’ taki oyuncak müzeleri yalnızca çocukların değil, yetişkinlerin de dikkatini çekiyor. Çünkü yeni çıkan trendlerin yanı sıra, eski ikonik oyuncaklar da sergilenmekte. Klasik bir müze gezisi yerine orada bulunan oyuncaklarla oynamak isteyen ziyaretçiler için Doğu Sussex’in Brighton kentinde yer alan The Brighton Toy and Model Museum (Brighton Oyuncak ve Model Müzesi) iyi bir seçenek olacaktır. Eskiden yeniye pek çok oyuncak çeşidi olması ve o oyuncaklarla oynayabilmek müze gezisini eğlenceli bir hale getiriyor.

Tate Foundation

Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak faaliyet gösteren Tate Foundation, birden fazla etkinliğe de ev sahipliği yapar. Sergiler, film gösterimleri, çeşitli atölyeler, fotoğrafçılık gibi daha pek çok etkinlik bir aradadır. Pazartesiden pazara 10-18 saat aralığında kapıları açık olan Tate Foundation, bazı özel sergiler için ise rezervasyon ve ücret talep ediyor.

National Railway Museum

Farklı konseptlere sahip müzeler de dikkat çekmekte. Örneğin National Railway Museum, demiryolu konsepti ile oldukça ilgi topluyor. Çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan bu müzede, tasarım trenleri görebilir, hatta karayolu treni ile seyahat edebilirsiniz. 11.00 ile 16.00 arası her gün 30 dakika arayla tren hareket eder ve tek yön bilet fiyatı ise çocuklar için 2£ iken yetişkinler içinse bu rakam 3£.

1960’lara kadar hizmet veren Station Hall, günümüzde National Railway Museum içerisinde ziyaretçilerine açıktır. Geçmişten ikonik nesneler taşıyan bu bölümde lüks Kraliyet Arabaları da sergilenmektedir. Tüm bunların yanı sıra, içerisinde minyatür demir yolu bulunan açık hava oyun alanında çocuklar eğlenceli vakit geçirirken, yetişkinler piknik yapabilir ya da çocuklarla minyatür demir yolunda uzman gönüllüler ile mini bir gezintiye çıkabilirler.

York şehrinde bulunan National Railway Museum, şehir merkezine yalnızca 10 dakika, York tren istasyonuna da birkaç dakikalık yürüme mesafesinde yer alır. Girişler ücretsizdir ancak önceden rezervasyon yaptırılması istenmektedir.

English Heritage Trust

Tarihsel bir yolculuğa çıkmak isteyenler için harika bir mekân tercihi olabilecek English Heritage Trust, dünyaca tanınmış tarih öncesi alanlar, ortaçağdan kalma kaleler, Soğuk Savaş’ta kullanılan sığınaklar, saray, belediye binası, tepe figürleri ve tarihi köprüler gibi 400’den fazla pek çok önemli alanı korumasına alır. Tüm dünyada ün salmış Stonehenge de bu alanın bakımında olup, ziyaretine gelenleri tarih öncesi zamana götürür.

Ayrıca parti, düğün, doğum günü gibi etkinliklerde farklı konsept arayışı içinde olanlar English Heritage Trust korumasındaki tarihi bir mekânı kullanabilir. Konferans, toplantı gibi kurumsal faaliyetlerde de yine aynı şekilde ilgili yerler ile iletişime geçerek bilgi alınabilir.

Harlow Town Park

Ülkenin en büyük şehir parklarından biri de Harlow Town Park’tır ve içerik açısından oldukça zengindir. Çocuklar kapsamlı oyun alanında oynarken, ebeveynler de açık hava spor salonunda spor yapabilirler. Paten parkında keyifli dakikalar geçirdikten sonra içerisinde bulunan Spurries House Cafe’de yemek yiyebilirsiniz.

Tüm yıl boyunca birbirinden farklı etkinlik olması sebebiyle, hem turistlerin hem de yerel halkın dikkatini epey çekmekte. Bu etkinliklerin arasında sirkler, konserler, havai fişek gecesi ve şenlik ateşi yer alıyor. Bütün bunların yanında ailecek yürüyüş yapmak isteyenler için ise her hafta sonu gerçekleşen yürüyüş parkurları düzenliyor.

The Bucks Goat Centre

Klasikleşmiş hayvanat bahçesi düşüncesinden çok uzakta faaliyet gösteren The Bucks Goat Centre’da, keçiler yalnızca çiftlikte sevilmiyor, evinizin bahçesi müsaitse orada da besleyebiliyorsunuz. Her keçi için bir personel görevlendiriliyor ve eve kadar eşlik ediyor. Özellikle çocuklar tarafından çok tercih edilse de yetişkinler de keçilerle vakit geçirmek istiyor. Eğer ev ile çiftlik arası 5 mil (yaklaşık 8 km) mesafedeyse saatlik olarak 85 sterlin, 10 mil (yaklaşık 16 km) ise 95 sterlin olarak ücretlendirilmekte.

The Art Fund (Sanat Fonu)

İsminden de anlaşıldığı üzere Sanat Fonu, her ne kadar alışılagelmiş müze veya galeri gibi görünse de, aslında birbirinden eşsiz eserlerin satın alınmasına yardımcı olan bir kurumdur. Özellikle gençlerin sanatla iç içe olmasını amaçlayarak, içerisinde çeşitli sergiler ve müzeler barındırıyor. Korumasında olan yerlere giriş ise The National Art Pass kartı ile sağlanmakta.

Royal Botanic Gardens, Kew

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kew Bahçeleri, 50 binden fazla canlı bitki barındırıyor. Burada birbirinden farklı pek çok canlı çeşidi bir arada yaşıyor ve Londra’nın merkezine yalnızca 30 dakika uzaklıkta. Şehrin yorgunluğundan arınıp, mis gibi çiçek kokuları eşliğinde gezinti yapmak isteyenler için ideal bir yerdir. Gül bahçesinden bambu bahçesine, etçil bitkilerin ilginç görüntüsünün sergilenmesinden Shirley Sherwood Botanik Sanat Galerisine kadar bir dizi alana sahiptir.

Çocuklar için ayrılmış özel alanda onlar oyun oynarken, yetişkinler de gölün üzerindeki köprüde yürüyüşün tadını çıkartabilir. Kew Bahçeleri, restoran ve kafe açısından da epeyce zengindir. Kahvaltı ve öğle yemeği için iyi bir seçenek olabilir. Üstelik bazı restoranlar, çocuklarını oyun parkında bekleyen anne-babalar için paket servis hizmeti de vermektedir. Sabah saat 10.00’da açılan bahçeler akşam 19.00’da kapanıyor. Giriş için son saat ise 18.00.

London Motorcycle Museum

Birleşik Krallıkta bulunan konsept müzelerden bir diğeri ise Londra’da yer alan Motosiklet Müzesidir. Motosiklet severlerin dikkatini epey çekmesinin yanında buranın ilginç de bir hikâyesi var. Bill Crosby, yani müzenin kurucusu İkinci Dünya Savaşını görmüş birisi. 1999 yılında bir motosiklet dükkânı açmaya karar veriyor ve o gün açtığı dükkân, bugünkü London Motorcycle Museum olarak devam ediyor. Ayrıca burada geçmişten itibaren en özel parçalar toplanılmaya özen gösterilmektedir.

Cumartesi, Pazar ve Pazartesileri saat 10-16.30 arası faaliyet gösteren ve tarihsel açıdan öneme sahip olan bu müzede, misafirlere Crosby’nin iki oğlundan birisi eşlik ediyor ve ziyaretçilerin soruları yanıtlanıyor.

IWM: İmparatorluk Savaş Müzesi

Dünyanın önde gelen savaş müzelerinden biri olan IWM, uzun yıllar savaşın ortasında kalmış insanların sesini günümüz ziyaretçilerine aktarır. Birinci Dünya Savaşı zamanından izler taşıması sebebiyle, başta tarih severlerin olmak üzere ülke vatandaşının da dikkatini çekiyor.

Hepsi ayrı birer bölüm olarak kategorize edilmiş müzede, savaş yıllarına ait kullanılmış üniformalar, silahlar, fotoğraflar, filmler ve araçlar sergilenmekte. Her gün 10-18 arası açık olan IWM: İmparatorluk Savaş Müzesine girişler bazı özel sergiler haricinde ücretsizdir.

Birleşik Krallık’ ta Müze Kart

Ülkede bulunan müzelere girebilmenin en popüler yollarından birisi de müze kart satın almaktır. Hepsi farklı içeriğe sahip olan bu kartlara ulaşmak ise oldukça kolay. İlgili sitelerden ulaşım sağlayarak online olarak alınabilmektedir.

An English Heritage Pass, Birleşik Krallık’ taki en önemli tarihi mekânların 100den fazlasına sınırsız olarak erişim sağlar. İçeriğindeki mekânların çoğu birden fazla kez ziyaret edilebilir ve bunun yanı sıra belirlenen özel etkinliklere de ücretsiz katılım sağlanabilir.

Sanatseverlerin fazlasıyla dikkatini çekecek The National Art Pass, ülkede tarihi evlere, müzelere ve galerilere ücretsiz giriş sağlayarak, büyük sergilerde de %50 indirim uygular. Bu kart toplamda 20 mekânda geçerlidir bu mekânların arasında The Art Fund da buluyor.

350 den fazla restoran, sinema, kulüp, spor salonu, tiyatro, mağaza, sergi, müze, sanat merkezi ve galeride çeşitli indirimler sunan bir başka kart The Ace Card, yıl boyunca istenilen sıklıkta kullanılabilir.

By | 2021-12-23T20:45:37+00:00 December 23rd, 2021|Genel|0 Comments

About the Author: